Aroma Nedir?

Kartanesi (Kristal Çiçekleri):

   Bu süsleme sanatı tabak, kase, vazo, kupa, sürahi gibi ürünlerde beyaz zemin üzerine kristal çiçeklerini andıran desenlerle işlenmiştir. Kristal çiçekleri kartanesi şeklinde kabartılarak çiniye mine mine uygulanmıştır.
   Anadolu uygarlığını, tarihi, form ve inceliklerle kültürel bir miras gibi evlerimize taşıyan kartanesi kalpteki ferahlığı, hayatı, mutluluğu, sevinci, kederi; kısaca her türlü duyguyu yansıtır. Doğadaki tüm ışıkların ve renklerin çiniye yansımasıdır.
   Efsaneye göre; çiniye dair her şeyi gizemli bir kadının özel bir topraktan yaptığı çömleklerin büyüsüne kapılan halkın, kadını takip edip kullandığı özel toprağı çıkardığı yeri öğrenmeleri ile başlar. İşte o yer bugünkü KÜTAHYA’dır.

Renklerin Anlamları:

Kırmızı: Canlılık, dinamizm, ataklık ve aşkı ifade eder.
Mavi: Sonsuzluğu ve özgürlüğü ifade eder.
Yeşil: Doğanın ve huzurun rengidir.
Sarı: En parlak ve dikkat çekici renktir. Zeka, incelik ve pratikliği ifade eder.
Mor: Asalet, lüks ve itibarın rengidir.
Pembe: Neşe, güven ve rahatlığı ifade eder.
Turuncu: Dışa dönük olmayı ve güveni temsil eder.
Lacivert: Otorite ve verimliliği ifade eder.
Kahverengi: Toprağın ve dağların rengidir.
Siyah: Gücü ve tutkuyu temsil eder.
Beyaz: Saflığı, temizliği ve istikrarı temsil eder.

 

Kabartma(Tomurcuk) Çini Sanatı:

   Lacivert, mavi, kırmızı ve siyah renklerin hakim olduğu el sanatıdır.
   Sanatçının önceden tornada şekillendirdiği bisküvi ürüne renk renk zemin rengi atılır; yani ürün turnetlenir. Sanatçı, iç dünyasını ve klasik desenleri yansıttığı motifleri elmas uçlu kalemiyle çizer. Bu çizilmiş motiflerin üzerine bu renkleri birbirinin üzerine kabartarak uygular. Sonra sır denilen camsı maddeyle kaplar. 950oC’lik fırınlarda çini ateşle birlikte hayat bulur ve pastel renkteki o desenler, yerini pasparlak renkteki desenlere bırakır. Bu sanata kabartma(tomurcuk) çini sanatı denir.

 

Ebruli Samur (Lalelerin Aşkı):

Ebru Sanatı, renklerin birbirinin içine geçmiş ancak karışmamış, bakışla ayırt edilebilen geleneksel Türk sanatıdır. Ebruli Samur Sanatı ise ebru sanatını farklı bir anlayış ile çini modellerinin üzerine samur fırça ile çizilip çeşitli lale figürlerinin içerisine yine fırça ile farklı renkli boyaların kabartılarak uygulanmış şeklidir.

Lalelerin Anlamı:

   Lale hayat, aşk ve ölümsüzlük sembolüdür.
   Lale tasavvufta Allah’ın varlığını ve birliğini temsil eder. Allah’ın tek olduğunu ve ona duyulan aşkı anlatır. Bir semazenin en makro halidir. Lalenin içi ateşten yanmış kömür gibidir. Fakat dışarıdan gözükmez. Dışı ise içinin tam tersine pasparlak, canlı ve ruha sükunet verici bir görünüme sahiptir. Onun bu hali tıpkı bağrı yanık bir dervişin mütebessim nur haline benzer.
   Lalenin renkli yapraklarının yukarıya doğru olması kişinin dua edişindeki edayı anlatır. Zira derviş bu hal ile sırat-ı müstakim üzere olmayı murad etmiş; yani istikamete ermiştir ve tıpkı lalenin içindeki siyahlığı göstermemesi gibi o da içinde yaşadığı yanlış halini gizlemiş ve kendine her nazar edene o güzel rengini sunarak ona ferahlık vermiştir.
   Kütahya, dünyaya bu güzel sanatı bir çiçek buketi gibi sunmuştur.

 

Özel Samur (Teship) Çini Sanatı:

   Teship, geleneksel süsleme sanatının yaygın bir koludur. Klasik şekliyle başlama ve bitiş noktalarını ele vermeden çalışılan bir sanattır. Sanatçı, iç dünyasını beyaz hamurdan yoğrulmuş çini üzerine ince fırçalarla çizdiği motiflerle anlatır.
   Doğal çiçeklerin Osmanlı süsleme sanatına girişinin bir müjdecisi olan motiflerin yanı sıra bulut, çintemani, rumi, lale, karanfil, menekşe, gül, sümbül ve selvi ağacı iri hançeri yapraklarla oluşan sanatçının fırçasındaki darbelerle belirir.
   Bu çini desenlerini paha biçilmez kılan, onların asırlara meydan okuyan çini modellerinin üzerine solmayan çiçeklerini serpmesidir. Estetiğin ve güzelliğin sanatıdır.

 

Turkuaz(Firuze) Çini Sanatı:

   ‘’Türk’’ kelimesinden türemiş olan Turkuaz, Türk rengi olarak adlandırılmıştır.
   Turkuaz rengi Osmanlı döneminin en gözde rengidir. Beyaz hamurla yoğrulmuş olan çininin üzerine birbirine serpiştirilen desenler el emeği ve göz nuru ile çizilir. Anadolu’nun form ve sanat zevkini bozmadan firuze denilen renkli sır ile kaplanıp, bir masal alemine götüren el sanatının günümüze uyarlanmasıdır. Cam göbeği, firuze ve turkuaz mavisinin birleşiminden doğan özel bir çini sanatıdır.
   Orta Asya’dan itibaren yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte yapıtlarda sırlı turkuaz; yani Türk mavisinin en güzel örneklerini günümüze uyarlanmasıdır. Her biri geleceğin antikalarıdır.
   Turkuaz rengi, sahillerimizdeki o güzel deniz kokusunu ve Kütahya’mızın gökyüzündeki esrarengiz mavisini hatta şifasını çinimizle birlikte bize ulaştırmıştır.

 

Minyatür Çini Sanatı:

   Çok ince işlenmiş ve Osmanlı Devleti’nin bugüne esinlenmiş tarihi değerleri olan bir sanattır. Günümüzde çini sanatının en yaygını olarak kullanılan minyatür çalışmalar her şeyiyle el emeği ve göz nurudur. Osmanlı Devleti’nin minyatürleri çiniye aktarılarak değişik bir boyut kazandırılmış ve ölümsüz sanat olarak kalması sağlanmıştır.
   Samur fırçayla çizilip, yine fırçayla dımdık dediğimiz boya darbeleriyle nokta nokta boyanmıştır. Sanatçının, tarihin içinde kayboluşudur.

 

Tuluğ Çini Sanatı:

   Kabartma tekniği ile yapılan ve daha gelişmiş şeklidir. Tuluğ, taşlar içinde en kıymetli ve sırlısı demektir. Tuluğ bir anlamda doğuştur.
   Sanatçının gönlündeki ilhamını, fırçasını alarak desenlerini, lalelerini birbirine dans ettirerek yaptırdığı bir raksdır. Ard arda vurduğu fırçalarla renkli yaptığı laleleri birbirleriyle kavuşturan bir sanattır. Sanatçının özgür düşüncesini, lalelerin farklı görünümünü damla damla figürlerle ve rumi desenlerle birleştirilmesidir.

 

Samur Çini Sanatı:

   Samur çinilerde beyaz bisküvi ürünler kullanılır. Beyaz bisküvi üzerine samur fırçayla Osmanlı’yla özleşmiş olan, rüzgarda saz gibi sallanan motiflerin sanat eseri niteliğinde çiniye aktarılışıdır.
   Karanfil, sümbül, lale, nar çiçeği, bahar yani çiçek açmış bir hançer gibi kıvrılan yaprakların serseri dans etmeleri sizi bir masal alemine götürür.
   Samur çini sanatı, özellikle mavi-beyaz renklere artı olarak çini renklerinin kullanılması farklı bir nitelik kazandırmıştır. Bu çini desenlerini paha biçilmez kılan, onların asırlara meydan okuyan çini modellerinin üzerine solmayan, şeffaf, renkli çiçeklerini serpmesidir.


ANA SAYFA HAKKIMIZDA ÜRÜNLERİMİZ İLETİŞİM
Çiniciler Çarşısı 1. Çarşı No: 3 Merkez/KÜTAHYA Tel: 0274 225 13 90